3 sene önce eşimle Çanakkaleden başlayıp Kuşadasında biten bir seyahate çıkmış, rotamızdaki tarihi yerleri gezmiştik. Truvadan sonraki ilk durağımız Bergama'daki Pergamon kalıntıları olmuştu. Muazzam bir tepeye inşa edilmiş olan antik şehrin bulunduğu yere teleferikle çıkmış, manzaradan bir hayli etkilenmiştik. Teleferikten iner inmez yabancı bir grubun rehberinin peşine takılıp anlattıklarını dinledik.
Rehber, Pergamonun
Helenistik dönemin en büyük kitaplıklarından birine sahip olduğunu anlatıyordu. Mısır Kralı, Bergama Kütüphanesi'nin meşhur
İskenderiye Kütüphanesini geçmemesi için Anadolu'ya papirüs ihracını
yasaklamış. Bunun üzerine Bergamada oğlak derileri işlenerek yazı yazılabilecek hale getirilmiş. "Pergamon derisi" olarak adlandırılan "Parşömen" Bergamada papirüsün yerini almış ve M.Ö. II. Yüzyıldan itibaren Bergama'dan bütün dünyaya
yayılmış. Zamanında Bergama Kütüphanesinde parşömene yazılmış 200 bin civarında
kitap varmış. İskenderiye Kütüphanesi’nin yazmaları
M.Ö. 47 yılında Sezar’ın İskenderiye’yi işgali sırasında yanarak yok
olmuş. Antonius Bergama Kütüphanesi yazmalarını
gemilerle Mısır’a taşıtarak, duruma çok üzülen Mısır Kraliçesi Kleopatraya armağan etmiş. Ancak Bergama
Kütüphanesi yazmaları da daha sonraki bir savaş ertesinde yanarak
tamamen yok olmuş.
Temsili İskenderiye Kütüphanesi
Bergama Zeus Sunağının yerinde ise bugün maalesef sadece temelleri var. İkinci Abdülhamit zamanında Osmanlı topraklarına tren yolu inşa etmeleri karşılığında, Almanlara inşa işleri sırasında buldukları tarihi eserlere sahip olma imkanı tanınmıştı. Yol çalışmaları sırasında Carl Humann tarafından bu ünlü sunak, ve civar evlerden toplanan sunağın eksik parçaları paketlenerek Berlin'e götürülmüş.
Pergamon Müzesindeki Zeus Altarı
Birkaç ay önce iş nedeniyle Berline gittiğimde sunağın yer aldığı Pergamon Müzesini gezme imkanım oldu. Sunağın görkemi karşısında dilim tutuldu diyebilirim. 2. Eumenes zamanında Galatlara karşı kazanılan zaferin anısına dikilen
anıt Zeus ve Athenaya adanmış. Kare biçimindeki anıt, beş
basamaklı bir podyum üzerinde ve iki katlı olarak yapılmış. Sunağın çevresi devasa 118 kabartmadan oluşuyor. Bu kabartmaların her birinde Olimpos tanrıları ile Devler arasındaki savaş canlandırılıyor. Gigant
da denilen devler aslan ya da boğa kafalı ve yılan kuyruklu canlılar olan gösterilmiş. Olimpos tanrılarından Zeus, Athena, Apollon ve daha niceleri Devleri alt ederken görülüyor.
Berlinden döndüğümde Zeus Sunağını en azından bilgisayar ekranından eşime göstermek için internette biraz araştırma yaptım. Bu sırada Googleın "Art Project" adlı bir çalışma başlattığını gördüm. Aşağıdaki linki tıklayarak Pergamon Müzesinin tamamını sanal olarak turlamak mümkün, görüntüler o kadar gerçekçi ki müzeyi gidip yerinde gezmiş kadar oluyorsunuz. Ayrıca aynı site üzerinden sanal tur yapılabilecek şimdilik 20 civarında müze var.
Pergamon Müzesi sanal turu için tıklayınız
Yadegar Asisinin(Mimar ve panaroma sanatçısı) Pergamon şehrini insanları ve günlük hayatıyla canlandırdığı 360 derecelik panorama çalışmasını görmenizi tavsiye ederim. Bu çalışma geçtiğimiz sene 1 sene boyunca Pergamon Müzesinde sergilenmiş.
Yadegar Asisinin Pergamon Şehri Panaroma Çalışması
Şehrin ve Zeus Altarının modelini 3boyutlu olarak görüp şehrin yerleşimini anlayabilmek için aşağıdaki kısa videoyu izlemenizi de tavsiye ederim.
Pergamon Şehri ve Zeus Altarının 3 boyutlu modeli
Umarım Pergamon kalıntılarını hakkıyla muhafaza edebilecek ve şehrin, eserlerin tanıtımını en az Almanlar kadar iyi yapabilecek duruma gelir ve Zeus Altarını birgün ait olduğu topraklarda sergileyebiliriz.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Pergamon
http://tr.wikipedia.org/wiki/Papir%C3%BCs
http://bergama.com.tr/default.asp?id=22


